Ana sayfa Ünlü Sözleri Necip Fazıl Kısakürek Sözleri

Necip Fazıl Kısakürek Sözleri

6028
0
Necip-Fazıl-Kısakürek-Sözleri-ve-Anlamlı-Mesajları

26 Mayıs 1904 İstanbul doğumlu olan üstat Necip Fazıl Kısakürek 25 mayıs 1983 te İstanbul’da hayata gözlerini kapadı. Genellikle hazır cevapları ile bilinir ve  cevapları adeta insana parmaklarını ısırtır.  Necip Fazıl Kısakürek’in sizler için hazırladığımız birbirinden güzel sözlerini sosyal medya facebook, instagram, twitter ve whatsapp hesaplarınızdan paylaşabilirsiniz.

Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK’in En Değerli Sözleri

Allah’ım, Bizi hem af, hem adam et.

Ne başını kapat, altını göster; ne altını kapat, üstünü göster. Hepsini kapat, İMANINI göster.

Ne gelirse başımıza Hak’tandır; fakat geliş sebebi, Hak’tan ayrılmaktandır.

Yaprak ağaçtan sıkılmıştı,
Sonbahar bahaneydi.
Sen  benden sıkılmıştın,
Mesafeler bahaneydi.

Ölüm zorların zoru, yaşamak ondan da zor!

Mecnun olup Leyla için çöller aşmıssın ne fayda.. Mûmîn olup Mevla için secdeye varmadıktan sonra..

Şiir, Allah’ı sır ve güzellik yolundan arama işidir.

Hayırlı eş; Allah’ın kuluna özel bir ikramıdır. Hayırsız eş ise Dünya’nın en ağır imtihanıdır.

Akıldan büyük nimet, zekâdan da ağır yük tanımıyorum.

Çile çekmeyen insandan adam olmaz..

Hiçbir şey namazla bitmez herşey namazla başlar.

Armut deyip geçmeyin, onun ilk hecesi çoğu kişide yoktur!

Hep olmadan hiç olmaz, hiçin ötesinde hep; Bu mu dersin, taşlarda donmuş sükûta sebep?

Allah, Izdırabını çektirmediği şeyin, nimetini vermez.

Arı bal yapar, fakat balı izah edemez.

Adam olmak cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir.

Konuşsam dilim yanar, sussam kalbim.

Veren de “O” Alan da ”O”, Nedir senden gidecek? Telaşını gören de, “CAN” Senin zannedecek.

Anladım işi; San’at ALLAH ı aramakmış, marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış.

ALLAH de ve sus! Başka hiçbir şey söylemeye değmez.

NFK Sözleri

Nöbet sende diye aldanma sakın, zannetme bakidir devranın senin! Bir gün bizim köye yolun düşerse, boynuna asılır fermanın senin!

Yalan söylemek beceri ister. Biz de becerikli insanlara aşık oluruz.

Ağlayabilmek için ille yılanlı kuyuya düşmek mi lazım? Asıl Dünya’nın en korkunç bir yılanlı kuyu olduğunu anlamak yetmez mi?

Ağlaya bilseydiniz; anlayabilirdiniz…

Bir namazım, bir duam, bir de eski seccadem. Hepsi hepsi bu kadar, işte benim sermayem.

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir; Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur.

Bu gidişle utanmaktan utanan bir nesil gelecek.

Allah’ım!
Senden ne gelecekse gelsin.
Sen ki Rahmetinle de kahrınla da güzelsin..

Bir hadiseyi düşünebilmek için filozof olmaktan başka çare görmemek, düşünme hakkından vazgeçmek değil midir?

Ben, haritada deniz görmüş boğulmuş. Dokuz köyün sahibi dokuz köyden kovulmuş.

Tutuşturanlar lügat kitabını elime,
Bilsinler Allah’tan başka bilmiyorum kelime.

Bir hoşçakala sığdırdı beni, yere göğe sığdıramadığım.

Fezada “Allah diye bir şey yok” iddiası,
Gel gör kaç füzeye denk, bir müminin duası.

Hangi dağa tırmansam muradım ötesinde
Murad bugün değil her günün ertesinde.

Bu hayatı fazla ciddiye almayın, nasıl olsa içinden sağ çıkamayacaksınız.

Necip Fazıl Kısakürek Şiirleri

Çaycı, getir ilaç kokulu çaydan
Dakika düşelim senelik paydan
Zindanda dakika, farksızdır aydan
Karıştır çayını zaman erisin
Köpük köpük, duman duman erisin.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya,
Alsa buz gibi taşlar, alnımdan bu ateşi,
Dalıp; sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi!

Ben geçmişimi dürdüm, büktüm ve kaldırıp çöpe attım, bu çöpleri ise ancak; kediler ve köpekler karıştırır.
Halim açık denizde düdük çalan bir gemi, Kim duyar ötelerden haber veren bestemi.

Akıl akıl olsaydı adı gönül olurdu, Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu..

Biz; Ayakları şişene kadar namaz kılan Peygamberin, gözleri şişene kadar uyuyan ümmetiyiz..

Benim geçmişim bir çöplüktür, çöplüğü ancak kediler ve köpekler karıştırır.

Ölüm güzel şey budur perde ardından haber
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?

Necip-Fazıl-Kısakürek-Ey-Gönül-Sözü

Bir tohumda; gövdesi, dalları, yaprakları ve meyvesiyle bütün bir ağaç gizlidir.

Kadın; Hristiyanlıkta yol kesici bir engel, İslamda ise yol açıcı bir kanattır.

Ben Türkiyeyi yerin üstündeki 35 milyon ölünün değil, yerin altındaki 35 milyon dirinin koruduğuna inanırım.

Dağı tanıyan, nasıl tanımaz uçurumu? Madem ki yükseliş var, iniş olmaz olur mu?

Beni kimsecikler okşamaz madem, Öp beni alnımdan, sen öp seccadem.

Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.

İhya etmek için ne kadar ilim lazımsa,
İmha için de o kadar cehalet kafidir.

Dostlarımı hiçbir zaman satmadım, çünkü hepsi beş para etmez çıktılar.

Üstad Kısakürek’ten Muhteşem Sözler

Dağı tanıyan, nasıl tanımaz uçurumu?
Madem ki yükseliş var, iniş olmaz olur mu?

Dünya güzel olsaydı, doğarken ağlamazdık. Yaşarken temiz kalsaydık ölünce yıkanmazdık.

Bu kasvet dünyasında kalmadı özlediğim,
Namaz vaktinden başka anını gözlediğim…

Dipsiz hasrete tuzak, en yakınken en uzak, tadı zehrinde erzak; KADIN!

Neye yaklaşsam, sonu uzaklık ve kırgınlık;
Anla ki, yok, Allah’tan başkasıyla yakınlık …

Dünya öküzün üstünde derler ama; Dünya’nın üstünde nice öküzler bilirim.

Her fikir, her inanış, tek mevsimlik vesselam;
Zaman ve mekan üstü biricik rejim, İSLAM.

Eklense de başıma, dünyada kaç baş varsa. Başım, onların hepsi için secdeye varsa.

Zaman insanları değil armutları olgunlaştırır.

Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın. Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın.

Kader, beyaz kağıda sütle yazılmış yazı,
Elindeyse, beyazdan gel de sıyır beyazı…

Farkı yok, mantarlaşmış bir kayadan, derimin; Yüzümde çizgi çizgi, imzası kaderimin.

Necif Fazıl Kısa Anlamlı Güzel Sözleri

Tek neşe bu dünyada, var olmanın sevinci;
Ve tek ilim, varlığın bilinmeden bilinci…

Fikir besler, siyaset öldürür. Siyaset, fikrin kendisi değil; posasıdır.

Neye baksam aynı şey, neyi görsem aynı şey…
Olan sensin, hey gidi hakikat sultanı hey!

Tam 30 yıl saatim işlemiş ben durmuşum, gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.

İman, ihlas, vecd ve aşk, bunlar birer kelime…
Kelimeyi boğardım verselerdi elime…

Kalacak kim var ki dost tomarından, ‘O’ var sana daha yakın şah damarından.

Bu yük senden Allahım, çekeceğim, naçarım!
Senden sana sığınırım, senden sana kaçarım…

Kendinden geçmek iman, kendinde olmak küfür.

Bir bölünmez ki, insan, onu zaman bölüyor;
İnsan her an dirilip, her saniye ölüyor…

Kökünü beğenmeyen dal ve dalını beğenmeyen meyve olgunlaşmadan çürür.

Hasret bir rüzgâr, kapı kapı aralar geçer;
Gördüğüm her güzel şey, beni yaralar geçer…

Kadın mezarlığa girerken başını kapıyor, dışarı çıkarken açıyor. Ölüye karşı kapayıp, diriye karşı açmak akıl almaz.

Uyumak istiyorum başım bir cenk meydanı,
Harfsiz ve kelimesiz düşünmek Yaradanı!..

Kalbimi ve aklımı hep sağ elime verdim. Görevi olmasaydı, sol elimi keserdim.

Nefes alırken bile inkisar ve pişmanlık;
Kimse edemez bana, benim kadar düşmanlık.

Necip Kısakürek’ten Ruhunuza İşleyecek Sözler

İnsanın sevdiğini kaybetmesi, dişini kaybetmesi kadar ilginçtir. Acısını o an yaşar, yokluğunu ömür boyu.

İnsan, yaklaştığınca yaklaştığından ayrı;
Belli ki; yakınımız yoktur Allah’tan gayrı..

İttihat ve Terakki bir baştan öbür başa sahte kahramanlar sirkidir. Ucuz kahramanlık özentisi ve sahtesi, içiçe.. Ondan sonraki devir malum. Maddede kurtarılan milletin ruhta batırılışı…

Sizin oynadığınız uzun eşek birdirbir
Ya bizim ki o tek yol bir tanedir birdir bir..!

Geçti, isteme gelmeni,
Yokluğunda buldum seni.

Gençliğine doyamadan gitti, derler. Doymak mümkün mü ki, doyup da gitsin. Doymak burada değil. Burası acıkmanın yeri.

Bir kalbim var ki benim, sevdiğinden burkulur,
Kahredenden ziyade, sevilenden korkulur.

Gözler, ya merhamet ya da neferetin ışıldadığı bir kandildir.

Uğruna ölmekse seni yaşatmak,
Bin kere ölürümde adına leke sürdürmem,
Gururdur, namustur, Bayrak ve Sancak,
Aksada kanım zalimi güldürmem!

Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten; Affet, senden habersiz kaldığım her nefesten..

Kapı kapı bu yolun son kapısı ölümse,
Her kapıda ağlayıp o kapıda gülümse.

Ölüden haber gelmiş, diri okur anlamaz.. Sorsan herkes müslüman, ne şükür var ne namaz..

Necip Fazıl Kısakürek İlham Veren Sözleri

Anladım işi; San’at ALLAH’ı aramakmış,
Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış.

Annesi gül koklasa ağzı gül kokan çocuk
Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk
Çocukta uçurtmayla göğe çıkmaya gayret
Karıncaya göz atsa niçin? Nasıl? ne hayret.

Sual = Ey veli, insan nasıl olmalı, söyle!
Cevap = Son anda nasıl olacaksa hep öyle!

Bir anlık emanete ne türlü övünelim,
Gel, rahmet kapısında ağlaşıp dövünelim.

Ellerime uzanan dudakları tepeyim,
Allah diyen, gel, seni ayağından öpeyim.

Aşk korkuya peçedir, korku da aşka perde
Allah’tan nasıl korkmaz, insan onu sevse de.

” Nefis için yazdığı Şiir’i”
Güneşle bir tutsam girmez hizaya
Dar bulur sığmam der, dipsiz fezaya
Kuyruk salar, sonra hırlar ezaya
Benim nefsim, benim nefsim..ne köpek

Her ağızda her telde fanilik dırıltısı,
Sonunda tek bir şarkı, tabutun gıcırtısı.

Öyle bir devim ki, hakikatte pireyim. Bir delik gösterin de utancımdan gireyim.

Ey gönül, gidenden ümidini kes!
Kaçan bir hayale benziyor herkes,
Sanki kulağıma gaipten bir ses,
Buluşmalar kaldı mahşere diyor.

Parası olan pazardan, İmanı olan mezardan korkmaz..

Öyle bir devim ki, hakikatte pireyim,
Bir delik gösterin de utancımdan gireyim.

Gözler, ya merhamet ya da neferetin ışıldadığı bir kandildir.

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar. Onu ‘İstanbul’ diye toprağa kondurmuşlar.

Bir tohumda; gövdesi, dalları, yaprakları ve meyvesiyle bütün bir ağaç gizlidir.

Ne ağır imtihandır başındaki Sakarya
Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

Veren de “O” Alan da ”O”, Nedir senden gidecek? Telaşını gören de, “CAN” Senin zannedecek.

Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım!
Mukaddes emanetin dönmez dâvacısıyım.

Gözüm aklım fikrim var deme, hepsini öldür.
Sana göl gibi gelen o çöl diyorsa çöldür




Güzel Bir Söz Sende Yaz, Paylaşalım :)

Please enter your comment!
Please enter your name here