© 2023 Edebiyat Bölümü - Tüm Hakları Saklıdır.

Çok Güzel Sözler

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Ünlü Sözleri
  4. »
  5. Hüseyin Nihal Atsız Sözleri

Hüseyin Nihal Atsız Sözleri

BilgiN BilgiN - - 9 dk okuma süresi
4993 0
Hüseyin-Nihal-Atsız-Sözleri-ve-Şiirleri

1905 Kadıköy, İstanbul doğumlu olan Hüseyin Nihal Atsız Öğretmen, Türk Yazar, Düşünür ve Şairdir. Turancı, Türkçü dünya görüşüne sahiptir. 1975 yılında İstanbul’da hayatını kaybetmiştir. Atsız’ın En güzel sözlerini sayfamızda derledik. Beğendiğiniz sözleri ister sosyal medya hesaplarınız dan paylaşabilir yada arkadaşlarınıza ileti olarak gönderebilirsiniz.

Hüseyin Nihal Atsız En Güzel Sözleri

Türklük ve Türkçülük ebedidir.

İstek ve inanç, her güçlüğü devirir.

Biz bin yıl sonrasına hitap ediyoruz.

Dil, bir milletin en değerli malıdır.

İnsan meziyet sahibi olmaya mecburdur.

İlim ve hakikat, siyasetin oyuncağı olamaz.

Bir milletin yürütücü kuvvetine “ülkü” denir.

Türk’ü, gerçek olarak, Türk’ten başkası sevemez.

Büyümek istemeyen bir millet küçülmeye mahkumdur.

Hakkımızı, atalar mirasını istiyoruz. Alacağız da.

Dinin bir ruh ihtiyacı olduğunu bilim kabul etmiştir.

Milletler fedakar fertlerin çokluğu nisbetinde yükselir.

Ahlak, millet yapısının temelidir. O olmadan hiç bir şey olmaz.

Yüksel ki yerin bu yer değildir. Dünyaya gelmek hüner değildir.

Bir millete, geçmişini unutturmak, onu yok etmenin ilk şartıdır.

Bir millet için, büyümekten korkmak kadar ölümcül düşünce olamaz.

Yaşayıp yükselmek, ahlaklı ve iradesi sağlam milletlerin hakkıdır.

Dünyaya yayılmaya çalışmak, dünyadan silinmek korkusunun tepkisidir.

Ülküsüz topluluk yerinde sayan, ülkülü topluluk yürüyen bir yığındır.

En büyük kahramanlığı yapsanız bile en küçük karşılığını beklemeyiniz.

Fedakârlık insanları da, milletleri de asilleştirir, kahramanlaştırır.

Emperyalizm bir milletin başka milletleri hükmü altına alması demektir.

Bir topluluktan müşterek ülküyü kaldırın, insanların hayvanlaştığını görürsünüz.

Milletleri millet yapan, uğrunda ölecekleri yüksek ülkülere bağlanmış olmalarıdır.

Barış, savaşın başka metotlarla devamı ve silahlı savaşa hazırlığın ayrı bir şeklidir.

İktisadi doktrinler çabuk değişir, değişmeyen prensipler, milliyetçilik prensipleridir.

Dün tembelliğinden bahsolunan bu millet, kendine göre en ağır vergileri ödeyen millettir.

Ülkü yolunda yürüyen milletler başka milletleri hem korkutur, hem kendisine hayran bırakır.

Türkçülük İle İlgili Güzel Sözler

Türkler hem ahlaklı, hem de iradeli bir millettir. Zaten bu ikisi, çok kere birlikte bulunur.

Her iman ahlaka yürüyeceğine göre, Türkçülük’de de sağlam bir ahlakın bulunması birinci şarttır.

Bir millet, büyümek ve iş yapabilmek için kendisinin büyük bir millet olduğu inancını duymalıdır.

İlk düşüneceğimiz şey: Türkiye’de Türk Kültürü’nü hâkim kılmak, yabancı tesirleri silkip atmaktır.

Hem duyguya, hem de düşünceye dayanan milli şuur, bir milletin manevi kuvvetlerinden en önemlisidir.

Biz Türküz. Tarihimize ve en yakın mazimize dayanarak Türküz der ve bundan haklı bir iftihar duyarız.

Bize bir gençlik lazımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın.

Dil; bir milletin sembolüdür. O milleti bir arada tutan ve yok olmasını engelleyen biricik faktördür.

Her Türkçü, bulunduğu yerin görevini inançla yaparsa, Türkçülük ülküsü sağlamlaşır. Türklük güçlenir.

Ahlakın meydana gelmesinde en önemli sebep soydur. Bir toplumun ahlakı, soyunun karışması ile değişebilir.

Bizim için önemli olan, dost kılıklı yabancıların milli ülküyü güya milli çıkar adına baltalamasının önüne geçmektir.

Gerçekten Türkçü olmak kolay değildir. Her önüne gelen Türkçü olamayacağı gibi, her Türkçüyüm diyen de Türkçü olamaz.

Bana göre Ticanilik, Nurculuk, yobazlık, komünizm ve partizanlık gibi hastalıkların sebepleri, milli ülküden yoksunluktur.

Kendimize dönelim. Ahlak, edebiyat, musiki, giyim, zevk, yemek, eğlence, hukuk, aile, adet, anane ve her şeyde milli olalım.

Büyük adam hususi hayatında da yüksek ve temiz olan adamdır. Bir takım meziyetleri bulunan bir rezil hiç bir zaman büyük değildir.

Milletimiz ne fedakarlıkta, ne millet severlikte, ne yaratıcılıkta ve ne de müminlikte hiçbir milletten geri değil ve hatta ileridir.

Yabancı hâkimiyetler altında kırılan, sürülen milyonlarca ırkdaşımızın bulunması bize vazifemizin büyüklüğünü ve şerefini hatırlatsın.

Hüseyin Nihal Atsız’dan Ülkü ve Türkçülük Sözleri

Ülküler, gerçekle hayalin karışmasından doğmuş olan, düne bakarak yarını arayan, milletlere hız veren ve uğrunda ölünen büyük dileklerdir.

Yalnız kazancımızı, midemizi, maddemizi düşünmeyelim. Bunu hayvanlar da yapar. Daha çok manaya, düşünceye, ülküye dönelim. İnsanlık budur.

Haritalarda ırkımızın yaşadığı yerlere baktık, milletimize fenalık edenleri tarihte okuduk ve milli kini ateşten damgalar gibi kalbimize yazdık.

Gittikçe uyanan milli şuur karşısında gafiller ve hainler, Türk milletini daha çok aldatamayacaklardır. Kızıl elmanın yolunu kapatamayacaklardır.

İnsanları insan yapan, büyük bir düşüncenin ardından koşmalarıdır. İnsan, şeref için ve muhteşem saydığı bir gaye için ölmesini bilen yaratıktır.

Türk Milleti, üç bin yıldan beri vardır. O’nun varoluşu, büyüklüğü, gücü, tarihe damgasını vuruşu, yalnız milli karakteriyle mümkün olabilmiştir.

Yerinde kullanıldığı zaman bir hastayı diriltecek olan ilaç, yanlış kullanılırsa insanı öldürebilir. O zaman suç ilaçta değil, yanlış kullanandadır.

Ümit, en sonra terk olunan şeydir. Ümitlerimiz kırık değildir. Uğrunda çalışanlar, ızdırap çekenler, ölenler bulundukça Türkçülük mutlaka zafer olacaktır.

Dün sultanlara taptığı zannolunan bu millet, milli mevcudiyetini tehlikede görünce bir kumandanın emri altına girmiş, hayatını ortaya atarak istiklalini ve istikbalini kazanmıştır.

Milattan önceki yüzyıllarda Hunlar, çocuklarını, topluma faydalı olabilecek bir terbiye ile yetiştirirlerdi. Topluma faydası dokunmayacak kadar yaşlanmış olanlar ise intihar ederlerdi.

Maddileşmiş bir insan vatan için ölür mü? Bencil bir insan muhtaçlara yardım eder mi? Milletine inanmayan bir adam yabancı ile işbirliği yapmaz mı? Erdemi gülünç bulan birisi çalıp çırpmaz mı?

İki millet arasındaki gerginlik ikisi arasında kalmıyorsa bunun sebebi, o ikisi arasındaki savaş sonunda doğacak durumun şu veya bu milletleri de başka açılardan ilgilendirecek nitelik taşımasıdır.

Bize yalnız dans etmesini, iyi giyinmesini, kur yapmasını ve aşık olmasını bilen gencin lüzumu yoktur. Bize bugün mesleğinde usanmadan çalışacak, yarın hudutta göz kırpmadan ölebilecek genç lazımdır.

Ulu Türkçü Nihal Atsız’dan Alıntılar

Herkes barıştan söz ettiği halde herkes savaşıyor. Çünkü herkes kendi yarınını, öbür gününü, daha uzak geleceğini emniyete almak istiyor. Çünkü kimse kimseye güvenmiyor. Çünkü herkes birbirinden korkuyor.

Eski topraklarımızı kurtarmak isteğimiz emperyalizm ise emperyalistiz. Türkistan’ı, İdil-Ural’ı, Azerbaycan’ı, Kafkasya’yı, Kırım’ı ve Türkler ‘in yaşadığı başka yerleri istemek emperyalizm ise kutlu bir düşüncedir.

Eskiden Türkler arasında bir ayrılık konusunda Sünnilik-Şiilik meselesi de artık bahis konusu sayılmaz. Bunların hepsi Müslüman Türk‘dür ve Müslümanlığı anlayıştaki içtihat farkları, artık Türkler arasında ikilik doğuramaz.

Bir gün ülkede milliyetçi geçinen politikacılar, yöneticiler, sanatçılar, aydınlar hiç bir çıkar kaygısına düşmeden, yiğitçe, korkusuzca Türkçü söylemlerde, Türkçü tavırlarla milletin karşısına çıkarlarsa o gün Türkçülük büyük bir utkuya yaklaşır.

Komünistlikten hüküm giymiş olanlar, Türk Milliyetçiliğinin kökünü kazımak için kampanya açmış olan partiler, İslam beynelmilelciliği davası güdenler de hep milliyetçi olduklarını söylerler. Türkçülük bu türlü eksik ve yanlış milliyetçiliklerin hepsini reddeder.

Türkçülük dün bir kaynaktı, bugün bir çaydır. Yarın coşkun bir ırmak olacak ve önünde yabancı duygu ve düşüncelerden gelen bütün engeller yıkılacaktır. – Türkçülük insanlara hiç bir vaatte bulunmuyor, maddi veya manevi bir şey vermiyor. Yalnız istiyor… Fedakarlık ve feragat istiyor.

Milleti yapan unsurlardan biri de din olduğuna göre, Türkler ‘in dini üzerinde de durmaya mecburuz. Hiç şüphe yok ki, Türkler ‘in dini Müslümanlıktır. Eski dinimiz olan Şamanlık’dan da bazı unsurlar alarak bir Türk Müslümanlığı haline gelen bu din, on yüzyıldan beri bizim milli dinimiz olmuştur.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir