Ana sayfa Siyasetçi Sözleri Necmettin Erbakan Sözleri

Necmettin Erbakan Sözleri

213
0
Necmettin-Erbakan-Sözleri-ve-Mesajları

Necmettin Erbakan, Türkiye Başbakanı, Türk siyasetçi, Akademisyen ve Mühendistir. 1996 ile 1997 yılları arasında başbakanlık görevini sürdürmüştür. İstanbul Teknik Üniversitesinde eğitimini tamamlayan Erbakan 1926 Sinop doğumludur.  27 Şubat 2011 tarihinde de hayatını kaybetmiştir. 27 yaşındayken İstanbul Teknik Üniversitesinde doçent oldu. Doc. Dr. Necmettin ERBAKAN’ın en güzel sözlerini, deyimlerini ve akıllarda yer tutan alıntılarını sayfamızda derledik.

Necmettin Erbakan Sözleri

Aşk, azim ve Millî Görüş tekeden bile süt çıkarır.

Doğru ile yanlışı ayırma; bu meziyetten “ilimler” doğmuştur.

Cihad: Kur’an nizamını kurmak ve yürütmek için var gücümüzle çalışmaktır.

İslam savaşları bütün insanların saadeti için yapılmıştır.

İslâm, ancak kendi orijinal kavramlarıyla anlaşılır ve anlatılır.

Allah’ına kul olmayan davasına er olamaz…

Adalet ile zulmü ayırma; bu meziyetten “siyaset ve hukuk doğmuştur.

Kırk çürük yumurta bir tane sağlam yumurta etmez.

Bizlerin yapması gereken yalanla ve çirkinlikle uğraşmak değil, doğru ve güzel olanla uğraşmaktır.

Her yerde, her halde ve her meselede, mutlaka İslâm’a göre, yani İslâmca düşünmek zorundayız.

Biz, başkalarının değil, kendi muhasebemizi yapmak ve hesabımızı sağlam tutmakla mükellefiz.

Irak’ta ölen bir tek çocuğun vebalini yedi sülaleniz alnını secdeden hiç kaldırmasa da ödeyemeyecektir.

Domuzdan post, gavurdan dost olmaz.

Türkiye’de farmasonluk, siyonistlik, komünistlik ve şahsiyetsizlik saltanatı mutlaka yıkılacaktır.

Namaz dinin direği cihad ise zirvesidir. Biz siyaset değil cihad yapıyoruz.

Dünyayı ezen sömürü canavarının beyni siyonizm, kalbi haçlı Avrupa, sağ kolu Amerika, sol kolu Rusya’dır.

Haksız bir davada zirve olmaktansa, hak davada zerre olmayı tercih ederiz.

Cihad izzet ve aydınlık, gevşeklik ise zillet ve karanlıktır.

İslâm bize ve zamana uymaya mecbur değildir. Ama herkes ve her zaman, İslâm’a uymak mecburiyetindedir.

Akıl, bir temyiz (iyiyi kötüden seçip ayırma) yeteneğidir.

Fırtınalara yön veren kelebeklerin kanat çırpışıdır.

Necmettin Erbakan’dan Hayranlık Uyandıran Sözler

İman varsa imkanda vardır, milli görüşçü asla vazgeçmez.

Siyaseti önemsemeyen Müslümanları, Müslümanları önemsemeyen siyasetçiler yönetir.

İster batı, ister doğu, yani ister kapitalizm ister komünizm; hangi sistem olursa olsun artık ahir ömürlerini yaşamaktadırlar.

Cüneydi Bağdadi Hazretleri ibadet ve hizmet yolunda, çeşitli zahmet ve zorluklarla karşılaştığında seviniyor ve Allah’a şükrediyordu.

Bunların pilotlarını ülkemizde eğitip, Müslüman masum kardeşlerimizin acımasızca bombalamasına izin vermemeliyiz!

Milli Görüş; Bu milletin inancıdır, tarihidir, kimliğidir, ruh köküdür.

Bir çiçekle bahar olmaz ama, her bahar bir çiçekle başlar.

Yanlışın en tehlikesi, doğruya en yakın olan yanlıştır. Çünkü, doğruyla karıştırılması ve insanların daha kolay aldatılması ihtimali taşımaktadır.

İmanla küfür bir kalpte birleşmez ve barışmaz. Her gece en son kıldığımız vitir namazındaki kunut duasını okurken, Allah’a şu sözü vermeden başımızı yastığa koymuyoruz.

Biz mantar zihniyetli değiliz, biz çınar ağacıyız..

Unutmayalım; insanı hayvanlardan ayıran ve faziletli kılan bazı özellikler vardır. Bunlar:

Asıl marifet, yük altında ve hizmet esnasında sadık ve sağlam kalabilmektir. Yoksa, çay sohbetlerinde ve edebiyat kürsülerinde kahramanlık satmak kolaydır.

Hakk’ı üstün tutmak her zaman saadet getirir.

Faydalı ile zararlıyı ayırma; bu meziyetten “ekonomi doğmuştur.

İlla Avrupa diye tutturanlarla, üniversiteye giden kız çocuklarına başını açtırmaya çalışanlar aynı adam­lardır. Avrupa’yı ilerici görüp İslam’ı gerici görenler aynı adamlardır.

İslâm, dünya ve ahiret saadetinin tek ilacıdır.

Necmettin Erbakan Geleceğe Yönelik Sözleri

Yaşanabilir bir Türkiye, yeniden büyük Türkiye ve adil bir dünya mutlaka kurulacaktır.

Biz seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz.

Bir milletin asıl gücü; topu, tüfeği yahut tankı değil imanlı ve inançlı gençliğidir.

İslamsız bütün nimetler ve saadetler eksiktir. Bu nedenle “Bugün dininizi ikmal ettim ve nimetlerimi tamamladım. ayeti en son indirilmiştir.

Şeytan, Allah’ın mevcudiyetini ve kudretini bildiği gibi, siyonist Yahudi de İslam’ın canının cihat olduğunu bildiği için, bütün gücüyle Müslümanların cihat ruhunu söndürmeye çalışmaktadır.

Bizim davamızda kimse kendi için yaşamaz, Herkes kardeşi için yaşar. Menfaati öldürmenin en kolay yolu budur..

Yeryüzünün en ideal insanlar, en aydın en ilerici insanlar şüphesiz Müslümanlardır. Müslüman olmak zaten bu dünyadaki en büyük ayrıcalıktır.

Cenab-ı Hakkın en sevdiği insan, sorumluluğunu bilen ve kendi görevini en iyi şekilde yerine getiren insandır. Görevini ciddiyet ve titizlikle yapmak ‘İhsan’ makamıdır.

Necmettin Erbakan Hoca’dan Siyasete Dair Sözler

Ameller, niyetlerle tartılır. Yani yapılan işler ve ibadetler niyetlere göre değerlendirilir. Neyi elde etmek istediğimiz ve neleri gaye edindiğimiz önemlidir.

Malıyla canıyla cihad eden bir Müslüman olarak anılmak isterim.

Kâbe’yi yıkmaya gelen Ebrehe’nin filleri nasıl sahiplerini ezdiyse, bugün zalim devletlerin uçak, gemi ve tank filoları da birbirini ezecek ve kendi sahiplerini yiyecektir.

Siyonizm bir timsaha benzer. Bu timsahın üst çenesi Amerika ise alt çenesi Avrupa Birliği’dir. Beyni Siyo­nizm, gövdesi ise işbirlikçilerdir.

Ben kesinlikle inanıyorum ki önümüzdeki yıllarda bütün dünyada en gür seda Hakkın ve Hakka inananların olacaktır.

Davamızın esası şefkat, gayesi ise bütün insanlığın saadetidir.

Aynen bunun gibi, imanı ve itikadı konularda başlayacak çok az bir şüphe ve sapma bile, insanı giderek İslam’dan uzaklaştıracak ve bu sapıklık, sonunda sahibini cennete değil, cehenneme taşıyacaktır.

Bizim temel ilkelerimize göre Müslüman ülkeler, aralarındaki ihtilafları görüşme yoluyla çözmeli, gere­kirse hakeme müracaat edilmeli, fakat hiçbir zaman şid­dete başvurulmamalıdır.

Cennete girmek için, mutlaka Müslüman olmak gereklidir. Ancak bu dünyada, Adil bir düzen’in himayesinde, huzur ve emniyet içinde yaşamak için, sadece “insan olmak yeterlidir.

Nato ve Varşova Paktları İslam’a karşı yeni bir haçlı orduları şeklinde birleşmiştir.

Hayat; iman ve cihattır. Bu iki değere kim sahipse zaferi onlar kazanacaktır.

Batıl tarafına ve düşmanlarımıza, bizden daha çok imkân ve fırsat verilmesi ve çok çeşitli cephelerden bize hücuma geçilmesi Müslümanlar için bir rahmet ve fazilet sebebidir.

Dr. Necmettin Erbakan Unutulmayan Sözleri

Müslüman hakkın hakimiyeti için motor, şerrin yok olması için fren olma görevlisidir.

İslâmi cihatta aslolan şekil değil, mana ve maksattır. Zira Bedir Harbi de, müşriklerin usül ve metodlarıyla yapılmıştır.

Güzel ile çirkini, iyi ile kötüyü ayırma; bu meziyettense “ahlak ve sanat” doğmuştur.

Rabbim ’in, işlerimi zorlaştırmasını, daha çok gayret ve metanet göstererek, mükâfatımın kat kat artmasını Murad ettiğine işaret sayıyor ve teselli buluyorum diyordu.

Cihat, huzur ve hürriyet içinde yaşanacak, temel insan haklarına saygı duyulacak bir ortamı hazırlama gayretidir. Ülke içerisinde yapılan ilmi-ahlaki ve siyasi hizmetlerdir. Askeri ve silahlı cihad ise, ancak dışarıdan saldıracak düşmanlar için geçerlidir.

Bütün Batı hukuku, toplam on bin meseleden ibarettir. Ama sadece İmamı Azam Hz.’lerinin çözümlediği ve hüküm verdiği mesele yüz binin üzerindedir.

Hak’kın tesisi için çalışmamakla Batıl’ın hakimiyeti için çalışmak arasında fark yoktur. “Dönmelikten hayır gelir mi be ahmak.

Yani, itikat ve ilmihal konularını öğrendiği ve bildiği bir kısım ibadetleri yerine getirdiği halde, ticaret, siyaset ve devlet hayatında müşrikler gibi düşünen, olayları batılı ve cahili ölçülerle değerlendiren bir kimse, hakikat nazarında Mümin sayılamaz.

Uzun ve Anlamlı Geleceğe Işık Tutan Necmettin Erbakan Sözleri

Ordu demek, yapılacak işlerin belirlendiği, her işe göre münasip görevlilerin tayin edildiği ve eğitildiği, emir-komuta disiplini ve sorumluluk düşüncesi içerisinde, herkesin görevini en iyi şekilde yerine getirdiği cemaat ve teşkilât demektir.

Bugün İslam’ın evrenselliğini ve herkes için saadet nizamı olduğu hemen hemen bilmeyen kalmamış gibidir.

Bize düşen gayret etmektir. Onlar nasıl ki iki bin yıl­dan beri bâtıl davaları için inançla ve gayretle çalıştılarsa, biz de onlardan daha büyük bir gayretle, cihat şuu­ruyla, bütün insanlığın saadeti için canla başla çalışmak zorundayız.

Akıl, bir işin sonunu düşünmektir. Yani kârını, zararını çok iyi hesap ederek bir işe girişmektir. Çünkü son pişmanlık para etmeyecektir. Ve “ah keşke sözleri, akılsızlığın neticesidir.

İslam beş temel üzerine bina edilmiş bir hakikat sarayıdır ve hayat programıdır. Yoksa, sadece bu beş şeyden ibaret zannedilmesi hatadır. Zira, sadece bir kısmına inanmak ve yaşamak İslam değildir.

Biri, kendilerine İslami tebliğin ulaşmadığı insanlar, diğeri ise İslam’ın yüceliğini bildikleri halde ona dil uzatan ve onu bilerek gericilikle eş gören kalpleri mühürlü insanlar.

İçeride irtica, dışarıda fundamantalist gelişmeler denilerek işte bu insanlığı kurtarıcı saadet nizamından insanımız uzaklaştırılmak istenmiştir.

Necmettin Erbakan’dan Akıllardan Çıkmayacak Efsane Sözler

Akıl; imanın ve islam’ın emrinde en büyük nimet, nefsin ve şeytanın elinde ise, sebebi felâkettir.

Bir milletin güçlü olabilmesi için, evlatlarının bir yandan ilim öğrenmesi bir yandan nefis terbiyesi yapması öbür taraftan da cihat etmesi lazım gelir.

Siyasi ve iktisadi sömürüye, rüşvete ve adam kayırmaya, milli kültür düşmanlığına, zümre saltanatına, anarşiye son vereceğiz.

İslami tebligatta muhatabımız istisnasız bütün insanlardır. Öyle ise görüşü ve görüntüsü ne olursa olsun, davamız herkese anlatılmalı, davet her kesime yapılmalıdır. Tebliğ ve davet bizden, hidayet Allah (C.C)’tandır.

İslam en yücedir ve ondan yüce hiçbir şey yoktur. Bu geçek peygamber hadisiyle ve Allah’ın kitabıyla hükümleşmiştir.

İslami cihat ise, yine İslâm’a göre olmak ve bir teşkilat düzeniyle yapılmak zorundadır. Bu da bir karargâha bağlılık ve itaati gerekli kılmaktadır.

Allah’ın rızası, ordu içindeki zahiri rütbe ve rağbete göre değil, üstlendiği görevi üstün bir gayret ve samimiyetle, canla başla yapmaya bağlıdır.

İslam’ı, ‘ırkçılık’ gibi batıl ve bozuk şeylerle karıştırmak esasına dayanan sentezcilik düşüncesi de, itikadi bir sapıklıktır.

Kelime-i Şehadet getirip iman etmekle her işimiz bitmiyor, tam aksine, kulluk imtihanımız yeni başlıyor. Yani Kelime-i Şehadet, bir nev’i, Kur’an programıyla yapılan kulluk imtihanına, giriş belgesidir.

Kabir suali bir nevi kimlik tespitidir. İnsanın gerçek kimliği ve kişiliği ise, tarafgirliği ile belirlenir. Bir insan Hakkın mı, yoksa Batılın mı safındadır? Sorusunun cevabı oldukça önemlidir.

Kanunlar ve nizamlar ne kadar mükemmel olursa olsun, onu tatbik edecek insanın içerisine hak ve adalet sevgisi girmemişse, netice tersine tecelli edecek, adalet yerine adaletsizlik, sosyal adalet yerine sosyal istismar hâkim olacaktır.

İslâm dini bir bütündür. Ona bir şey katılamaz ve ondan bir şey çıkarılamaz. Baştan sona Hak’tır hayırdır ve hepsi, herkes için ve her yerde lazımdır.

Farkındalık Oluşturan Necmettin Erbakan Sözleri

Ya Rabbi, facir ve fasık kimselerle bütün bağlarımızı kestik ve Senin dinini yıkmak isteyenleri terk ettik diyoruz.(Facir; itikâdı bozuk, görüşü batıl olan kişilerdir. Fasık; ameli bozuk, ahlâkı berbat kimseler demektir.)

Dünyadan Ay’a gönderilen bir füze nasıl ki hedef açısından bir milimlik bir sapma bile gösterirse, bu açı giderek büyüyecek ve neticede o füze Ay’a değil başka bir gezegene çarpıp parçalanacaktır.

İslami tebligatta muhatabımız istisnasız bütün insanlardır. Öyle ise görüşü ve görüntüsü ne olursa olsun, davamız herkese anlatılmalı, davet her kesime yapılmalıdır. Tebliğ ve davet bizden, hidayet Allah’tandır.

Bizim meşhur misalimizle her yerde söylediğimiz gibi ne yaparsa yapsınlar; hangi oyunları oynarlarsa oynasınlar hepsi yok olup gideceklerdir. Ve Allah nurunu onlar istese de istemese de tamamlayacaklardır.

Mezheplerin birleştirilmesi fikri de, ırkçılık gibi, bir siyonist şeytan şırıngasıdır ve insanlarımızı ibadet disiplininden ve takva dairesinden koparmayı amaçlamaktadır.

Örneğin, beş vakit namazı imamın arkasında ve tadili erkânıyla kılan bir insan, içinden “Camiden çıktıktan sonra, sattığım tarlanın parasını acaba hangi bankaya yatırsam? diye geçiriyor ve rahatlıkla faiz yiyorsa, bu kişi İslamca düşünmüyor demektir.

İslam, Din ve Irk Üzerine Söylenmiş Necmettin Erbakan Sözleri

İslam, bütün insanlığı eşit haklara sahip görür, Hak­kı üstün tutar, sömürüyü reddeder, kimsenin kimseye kul ve köle olmasım kabul etmez. Bu yüzden Siyonizm tarihi boyunca, hep hakkı üstün tutan İslam’ı hedef al­mıştır.

İslam’ın dışında, hiçbir hak ve hakikat yoktur. Fen ve hikmet, sanat ve sanayi dahi İslam’ın içindedir ve onun bir şubesidir. İlhamını Kur’andan almayan hiçbir ilim ve teknik asla hayra mazhar olamaz. Şerden ve zarardan arınmış sayılamaz. Mutlaka yeterli ve yararlı olduğu savunulamaz.’

Avrupa kültürü ile er yada geç hesaplaşacağız. Bundan kurtuluş yok. Biz kararımızı bu hesaplaşmaya göre vermek durumundayız. Biz batılı değiliz. Biz Avrupalı değiliz. O zaman hesabımızı ve çalışmalarımızı bu farklılık üzerine yoğunlaştırmak durumundayız.

Son zamanlarda fikir kirlenmesi olarak; modern Müslüman, ılımlı İslam, light İslam, çağdaşlık diye birtakım kavramlar kullanılıyor. Dünyayı ifsat eden odaklar birkaç asır önce nasıl Hristiyanlığı Protestanlaştırdılarsa şimdi de bu kavramlarla İslam’ı Protestanlaştırmak için çalışıyorlar. Ne demek ılımlı İslam! İslam’ın ılımlısı, ılımsızı olmaz. İslam, İslam’dır.

Onları bazı dış güçler buraya getirdi. Şu andaki dünya düzeninin ve ırkçı, siyonist emperyalizmin güçleri. Batılı, siyonist dünya düzenine bilmeden destek oluyorlar. Yaptıklarının çoğu yanlış. Vergiler ve borçlarla siyonistlere para kazandırıyorlar. Erdoğan siyonizmin veznedarı oldu. O benim öğrencimdi; ama şimdi amacımız onu devirmek.

Bugün Hollanda’da bir inekten günde 50 kilogram süt alacak noktaya ulaşılmıştır. Halbuki bizim yerli ineğimizden hala en fazla 5 kilogram süt alınmaktadır. Bu nedenle şayet biz adalet adına kuracağımız bir düzende , kendi ineğimizden en az 50 kg süt alacak ilmi ve teknolojik şartları hazırlamazsak, öyle topa tanka bile gerek yok, Hollanda gâvuru bizi sütle boğar ve peynirle kafamızı kırar!

Zor bir yolda yürümek mecburiyetinde olan insanlar, yolda yürümeye başlamadan önce gönüllerinde ve zihinlerinde yürümek ve yol almak zorundadırlar. Evvela, bu yolu ben nasıl aşarım, korkusundan kurtularak yola çıktıklarında görürler ki, yol zor da olsa bir müddet sonra aşılmış yürünmüş ve hedeflenen yere gidilmiştir. İşte o zaman, insanların yüreklerinde, aslında yolun zannedildiği kadar zahmetli olmadığına ve bütün sıkıntılı yolların aşılabileceğine dair bir iman doğar.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here