Ana sayfa Alimlerden Sözler İbn-i Arabi Sözleri

İbn-i Arabi Sözleri

1206
0
İbni-Arabi-Sözleri-Ve-Öğüt-Veren-Alıntılar

İbn-i Arabi Sözleri, Muhyiddin İbnü’l-Arabî  7 Ağustos 1165 yılında doğmuş ve 16 Kasım 1240 yılında hayatını kaybetmiş ve Şam -İran’a defnedilmiştir. İbnül Arabi ünlü İsla alimlerimizdir. İbnül Arabi’ye ait insanın ruhuna işleyen ve hayatımıza değer katan o muhteşem sözlerini sayfamızda derledik. En beğendiğiniz sözleri ister sosyal medya hesaplarınız dan paylaşabilir yada sevdiklerinize ileti olarak gönderebilirsiniz.

İbn-i Arabi’den Kalbimize Dokunan Muhteşem Sözleri

Allah’ım maksadım sensin ve senin rızan da arzumdur.

Gizli yapılan faydalı işler, İhlasın en büyük göstergesidir.

Karanlığın en koyu olduğu an, aydınlığın en yakın olduğu zamandır.

Sıkıntılar mevhibelerin sergisidir.

İbadetlere neşeli olarak başla.

Abdest, başlı başına bir ibadettir, Abdestli bulun.

Üç şeyden kork; Allah’tan, nefsinden, Allah’tan korkmayandan.

Sır tutmasını bil. Sırrın sorumluluğu çok önemlidir.

İnsanları hayırlı işlere teşvik edenler, sevaba ortak olurlar.

Bilmediklerini bilenden öğren. Bildiklerini de bilmeyenlere öğret.

Allah, kendi davasını sahiplenenleri sahipsiz bırakmaz.

Olmuş olan olacak olanlar arasında en hayırlı olandır.

İnsanın kendi şahsına rahmeti, başkasına rahmetinden daha büyüktür.

Bir kimse kendi hakikatine arif olursa, hiçbir itikat ile kayıtlı olmaz.

Her halinde iyi niyetli olmağa gayret et. İbadetin başı, niyettir.

İhtiyacı olanların yardımına, karşılık beklemeden koş.

Bazen istikameti kemâle ermemiş kişi, kerametle rızıklandırılabilir.

Sakın ola ki iki kişinin arasını bozma. Bu durum dini yıkar.

Veliler bilgilerini, peygambere vahiy getiren meleğin aldığı kaynaktan almaktadırlar.

Nafilelerde acele edip, farzlarda tembel davranmak hevâya uymanın alâmetlerindendir.

Borcuna sadık ol. Sözünden dönme ve yerine getiremeyeceğin vaatlerde asla bulunma.

Her söz sâdır olduğu kalbin kisvesine bürünmüş hâlde ortaya çıkar.

Faydasız ilim, şifasız ilaca benzer. Güzel ilim, çalışma ile beraber olandır.

Maddi hayata tapanlar, deniz suyu içenlere benzerler, içtikçe susuzlukları artar.

Cenâb-ı Hak sana hizmeti (ibadeti) farz kılmakla aslında cennetine girmeyi farz kılmıştır.

Daima bilgili kişileri dinle. Bir işi bitirince, yeni bir işe başla.

Bazen namazda veya oruçta bulamadığın feyzi, belâ ve mihnette bulursun.

İlham Veren İbnül Arabi Sözleri

Melekler, insanın bedeninde, organlarında ve kabiliyetlerinde gizlenmiş olan güçlerdir.

Eğer söz sahibi isen, hak ile söyle, hak İle hükmet. Heva ve hevese uyma.

Varlığın kökeni harekettedir. İşte bu yüzden, bu dünyada da, ahirette de yolculuk hiç durmaz.

Bazen, izhar etmene izin verilmeyen sırlar, sana nurları sönük bir hâlde görünür.

Unutmayasın!.. Elindeki sırrı saklayamayana yeni sır vermez Sırların Sahibi… (İbn-i Arabi)

Hürmetler karşılıklıdır. Sabırla öfkesini yutanın kalbine emniyet ve imanın dolacağını da unutma.

Üç kişi bir yerde İken, ikisinin gizli konuşmağı veya üçüncünün bilmediği bir dil İle konuşmaları doğru değildir.

Ehlinin kalb-i nurları sözlerinden önde gider. Böylece nurlandırdıkları yere sözlerinin tesiri de ulaşmış olur.

İki iş arasında mütereddit kaldığın zaman nefse daha ağır gelenini tercih et. Zira nefse haktan gayrısı ağır gelmez.

Söz ve ibareler dinleyenler topluluğu için azık mesabesindedir. Senin o azıktan nasibin ancak yediğin kadarıdır.

Sâlik, varidat ve ilhamlarını anlatmamalıdır. Bu, hem varidatın tesirini azaltır hem de onun Hakk’a karşı sadakatine mani olur.

Allah, kulunun zahirine bakar, batınını görür. Nice içi kafir dışı Müslüman, dışı kafir içi Müslüman vardır… (İbn’ül Arabi)

Manevi tabir için izin verilmiş kişinin sözleri; dinleyenler tarafından anlaşılır ve onun işaretleri insanlara gayet açık görünür.

İmtihanı geçen, kendini yere deviren adam olmak gerek evlat. O zaman en büyük pehlivan da sensin, en büyük kahraman da (İbni Arabi)

Terk ettiğin kabahatleri bir daha yapmamaya kararlı ol. İşlemekte bulunduğun hayırlı içleri de ölünceye kadar sürdür, sakın bırakma.

Sağlığını ve boş zamanlarını en kıymetli hazine olarak bil. Allah’ın razı olacağı işlerde, Ölçülü bir şekilde değerlendir.

Dünyadaki her şeyin Allah katında belirlenmiş bir ecele kadar devam ettiğini bilmemiz, benliğimize izzet kazandırır.

Ders Niteliğinde İbnü’l Arabi Sözleri

Sufi, kendisini dinleyenlerin anlayışını, kısıtlılıklarını, baskın gizli önyargılarını göz önünde bulundurarak konuşmalı ve hareket etmelidir.

Cenâb-ı Hak sürekli olarak bir işi senin için neticelendirip semerelendiriyorsa, bu, Allah Teâlâ’nın seni o iş üzere ikâme ettiğinin delilidir.

Derler ki; “Güneş belirmişken yıldızlara bakıp yön tayin edilmez.” Bırak yıldızlarla uğraşmayı. Görmek istersen güneş benim elimde… (İbn-i Arabi)

Bir makamdan, ona yenice gözlerini çevirip bakan kişi de bahsedebilir, o makama çoktan ulaşmış kişi de. Bu ancak basiret ehline açık (bir fark)tır.

Allah’ın varlığını unutmadan, kardeşini dardan kurtaracak vesileyi aramaktır tevekkül. Yiğidin imtihanı çetin olur ve yiğide durmak yaraşmaz. (İbn-i Arabi)

Allah Teâlâ, kulların sâlih amel işleme arzusunun az olduğunu bildiği için ibadeti farz kılmış ve onları farziyet zincirlerine vurarak cennetine sevk etmiştir.

Farz ibadetlerin ifası, sen onları erteleyip durmayasın diye belli vakitlerle sınırlandırılmış; senin irade payın olsun diye de genişçe bir zamana yayılmıştır.

Allah’ın, kendisini şehvetten kurtarıp gafletten uyandırmasını uzak gören kimse, -hâşâ- O’nun ilâhî kudretini âciz görmüş olur. Allah Teâlâ her şeye muktedirdir.

Söylediğin söze dikkat et. Örneğin, bir insan mümin kardeşine kafir dese, o kelime dediği yere gider. Eğer dediği gibiyse, orada kalır, değilse söyleyene geri gelir.

Bazen arif kişi ihtiyacını Allah’a bile arz etmekten hayâ eder. Çünkü onun takdiriyle yetinmektedir. Bu böyleyken Allah’ın kullarına nasıl olsun da arz-ı ihtiyaç etsin.

Hakikat erbabının ifadeleri ya vecdlerinin coşkunluğu sebebiyle ya da müridi irşad etmek kastıyladır. Birincisi sülûk ehlinin, ikincisi ise tahkik ve temkin ehlinin halidir.

İnsanlardan bir şeyler almak için elini uzatma. Ancak onların suretinde verenin Allah Teâlâ olduğunu görürsen alabilirsin. Bu takdirde de ilmin sana mubah kıldığı kadarını al.

Allah bir yiğit çıkarır. O’nun sancağı altında tüm alemi birleştirir. O’nun evlatları da Konstantiniyye’yi de feth eder. Kudüs’ü de alır. Mekke ile Medine’ye de hizmet eder (İbn-i Arabi)

Devletin büyüklerine dil uzatma. Hataları olursa onlara aittir. Senin tutu­mun, emirlere uymak, düzeni bozmamak olmalı. Eğer tenkit edeceksen, sıfatı tenkit et, öze dokunma. Methedersen, her ikisini de methet.

Allah sana servet ihsan etmişse, onu Allah’ın razı olacağı yerlere sarf et. İnsan, nimeti arttıkça, şükrünü artırmalı. Şükür etmeyenlerin Kalbine dalgınlık gelir. Bunların dilleri zikrullaha, kalpleri de huzura kavuşamaz.

İbn-i Arabi Hazretlerinden Alıntıları

Vasıflarını O’nun sıfatlarından yardım gelecek şekilde tahakkuk ettir. Zilletini O’nun izzetini celp edecek şekilde, acziyetini O’nun kudretinden imdat gelecek şekilde ve zaafını O’nun havl ve kuvvetinden yardım görecek surette (düzelt ve) tahakkuk ettir.

Senin Tanrın senin aynandır ve sen O’nun aynasısın. Ben sendeyim ve sen de bendesin. Benim kalbimin formu her şeyi kapsar, o Hristiyanların manastırı, putperestin mabedi, gazellerin çayırı, Musa’nın kanununun atları, sadıkların Kur’an’ıdır. Aşk benim imanımdır.

Bir kişi kendi ihsan ve iyiliğinin bolluğundan bahsedip duruyorsa elinden çıkıveren bir kötülük (onu mahcup edip) susturuverir. Ama Allah’ın ona ihsanının bolluğundan bahsedip duran kişi, elinden kötülük de zuhur etse susmaz (Allah’ın ihsanından bahsetmeye devam eder).

Meryem’in suyundan ve Cebrail’in nefesinden w:İsa topraktan yapılmış insan olarak ortaya çıktı. Ruhu özünde saftı ve sınırlanmıştı. Bu nedenle ruhu onun için belirlenen sürede orada bin yıldan fazla kaldı. Bu ruh Allah’tandır, başkasından değil. Bu nedenle ölüleri diriltti ve kilden kuş yaptı. Üst ve alt dünyadaki etkili eylemleriyle Allah’la olan ilişkisi kanıtlandı. Allah onun bedenini ve ruhunu temizledi ve onu yaratılışta kendi benzeri yaptı.

Son gerçek insan Şit’in izinde yürüyecek, ilahi hakikatin sırlarını taşıyacak ve ondan sonra doğan olmayacaktır. O, son doğan çocuktur. O erkek çocuğun, ondan önce doğan, kafası ayağında bir kız kardeş olacaktır. Çin’de doğacak ve ülkenin dilini konuşacaktır. Sonra bu ülkenin insanları kısırlaşacaklar, çok fazla evlilik olmasına rağmen çocuk doğmayacaktır. On­ları Allah’a çağıracaktır, ama ona uyan olmayacaktır. Allah onu ve inananları yanına alınca, kalanlar doğruyu ve yanlışı bilmeden hayvan gibi yaşayacaklar doğa yasalarına göre hare­ket edecekler, akıldan ve şeriattan uzaklaşacaklardır. Kıyamet o zaman kopacaktır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here